Kutu Gündem

Kutu Gündem - Siyasi ve Politik Meseleler
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Haydarpaşa ilk değil

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 217
Kayıt tarihi : 20/11/10

MesajKonu: Haydarpaşa ilk değil   Ptsi Kas. 29, 2010 9:48 pm



Haydarpaşa Garı yangını ilk değil. AKP’nin yönettiği İstanbul tarihinden de kültüründen de koparılıyor, doğa yıkıma uğratılıyor.

Haydarpaşa Garı’ndaki yangın bölgedeki rant iddialarını tekrar gündeme taşıdı. AKP’nin İstanbul’a yönelik diğer politikaları düşünüldüğünde iddialar hiç de yabana atılır cinsten değiller. Bizans’tan Osmanlı eserlerine kadar tüm tarihi yapılar AKP saldırısı altında. Bu da yetmezmiş gibi şehrin kültür hayatını etkileyen en önemli mekanlar birer birer yok ediliyor. Geri dönüşü imkansız çevre felaketleri de cabası. Kısacası İstanbul karanlık çağı yaşamaya devam ediyor.
Yasalar mı? Kim takar...
İstanbul’daki yıkımların en önemlilerinden biri Marmaray Tüp Geçidi sürecinde yaşandı. 2005 yılında başlayan kazılar Danıştay tarafından durduruldu. Bizans döneminden kalma bir limanın bulunduğu kazılar süren davalara ve mahkeme kararlarına rağmen devam ettirildi. TMMOB gibi kurumların yanı sıra bölgede yaşan halk da evlerinin altında yapılan kazılara karşı defalarce dava açtılar.
Uzmanlar Marmaray’ın deniz derinliğini önemli ölçüde değiştireceğini belirterek, bu durumun yaratabileceği sonuçların araştırılmasını isterken, Belediye ve Hükümet yetkilileri olumlu yanıt vermemişlerdi. Bölgedeki ortalama derinliği 30 metreden 25 metre indiren Marmaray’ın bir baraj etkisi yapmasından endişe ediliyor. Böyle bir durumda akıntının azalması, Boğaz’daki canlı türünün azalması ve kirlilik kaçınılmaz gibi görünüyor.
Marmaray yıllardır tartışılan etkilerinin yanı sıra geçtiğimiz günlerde Topkapı Sarayı’nda meydana getirdiği çatlaklarla da gündeme geldi. Sarayın Sur-u Sultani olarak bilinen surlarında ve İslam Bilim ve Teknoloji Müzesi’nde derin çatlaklar oluşturan kazılardan sonra Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay gerekirse müzeyi kapatacaklarını açıklamıştı.
Sultanahmet’teki ‘Four Seasons’ otelinin yapımı sırasında da Bizans kalıntılarına rastlanmıştı. Danıştay yıkım kararı almış, fakat bu karar uygulanamamıştı.
Karaköy Limanı da Galataport ihalesiyle Sami Ofer’e 49 yıllığına satılmış, Liman-İş sendikasının açtığı dava sonucunda ihale iptal edilmişti. Proje yapılabilse Karaköy’e birçok otel ve alışveriş merkezi inşa edilecek ve Tarihi Yarımada’yı Haliç’in öbür yakasından görmek imkansızlaşacaktı. Maliye Bakanlığı ihaleyi yenileyip projeyi tekrar hayata geçirmenin yollarını arıyor.
Bir tüp de yetmedi
Daha Marmaray çalışmaları bitmeden ikinci bir tüp geçit projesi ortaya çıktı. Marmaray’ın aksine karayolu ulaşımı için yapılması planlanan tüp geçidin yeri olarak da Harem-Cankurtaran güzergahı belirlendi.
Eğer karar onaylanıp bu tüp geçidin yapımına başlanırsa bölgedeki araç trafiği kat kat artacak. Sadece bu araçlardan çıkan gazlar bile bölgedeki eserlerin bozulmasına yetecekken, plan dahilinde 2500 ağaç kesilecek ve birçok Bizans kalıntısının üstü kapatılacak. Ayrıca yapılması zorunlu olan havalandırma boruları, Haliç’in tarihi silüetini tamamen değiştirmiş olacak.
3. köprü yolda
Denizin altıyla yetinmeyen AKP, denizin üstüne de projeler üretiyor. Garipçe-Poyrazköy güzergahında yapılması planlanan 3. Köprü çalışmalarana başlanırken, projenin toplam maliyetinin milyarlarca dolar olacağı hesaplanıyor. Tabi elde edilecek rant maliyetten çok daha fazla. Şimdiden bölgedeki arazi ve emlak fiyatları tavan yapmış durumda.
Köprü yapımı sırasında 1.6 milyon ağacın kesilecek olması da İstanbul’u bekleyen en büyük tehlikelerden bir tanesi. Bölgenin İstanbul için hayati önem taşıyan su havzalarını da barındırıyor olması İstanbullular için bir diğer felaket haberi. Yeni yapılacak köprüden sonra İstanbul’un nüfusunun daha da artacağı ve 25 milyonu aşacağı öngörülüyor.
Kültür desen o da yok
AKP’nin İstanbul icraatlarının bir tarafını da kültür talanı oluşturuyor. Yıkılması gündeme gelen ****** Kültür Merkezi şu an kapalı. İstanbul Devlet Tiyatroları, Cevahir Alışveriş Merkezi içindeki sinema salonundan bozma salonlarda oyunları sergilerken; yıkılıp yeniden yapılan Muhsin Ertuğrul Sahnesi de ‘tiyatro salonu’ değil ‘kongre vadisi’ parçası haline gelmiş durumda.
Beyoğlu’nun tarihi Emek Sineması da yıkılması planlanan yerler arasında. Yerine yapılacak alışveriş merkezinin planı ise şimdiden hazır. Bir diğer önemli sinema Alkazar da kapalı halde. Sanat Beyoğlu’nda barınamazken Demirören Alışveriş Merkezi, İstiklal’in ortasında yükseliyor. Demirören AVM izin verilen yüksekliği aşmasına rağmen hiçbir yaptırım uygulanamıyor.
AKP’nin icraatlarından ‘eğitim’ başlıklı olanı ise bir hayli ilginç. Aralarında Çamlıca Kız Lisesi ve Fenerbahçe Lisesi gibi tarihi binaların da bulundu 22 okul satılmak isteniyor.
Sonuç: UNESCO listeden çıkarmak üzere
Tüm bu gelişmeler ve alınmayan önlemlerden sonra İstanbul’u önemli bir tehlike daha bekliyor. 1985’den beri UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde bulunan İstanbul’un listedeki yeri tehlikeye girdi. 2006’dan beri UNESCO tarafından sıkça tartışılan konu geçtiğimiz aylarda düzenlenen konferansta tekrar dile getirildi. Ek süre verilen İstanbul gerekli şartları yerine getiremezse ‘tehlike altındaki dünya mirası’ listesine alınacak. Bu da binlerce yıllık tarihe sahip İstanbul için çok önemli bir değer kaybı olacak.
Tayyip Erdoğan’ın geçtiğimiz ay dile getirdiği ‘İstanbul için çılgın proje’nin ‘İstanbul’u bitirme’ projesi olmasından endişe ediliyor.
Bahadır Başer
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://kutugundem.yetkinforum.com
 
Haydarpaşa ilk değil
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Kutu Gündem :: Gündem :: Yazılar-
Buraya geçin: