Kutu Gündem

Kutu Gündem - Siyasi ve Politik Meseleler
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 CHP’YE GÖRE AKP ŞİMDİ NE YAPACAK

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 217
Kayıt tarihi : 20/11/10

MesajKonu: CHP’YE GÖRE AKP ŞİMDİ NE YAPACAK   Salı Kas. 30, 2010 10:35 am

Belgelerin henüz binde ikisinden azı açığa çıkarılmış durumda. Buna rağmen şimdiden
ABD’nin Watergate skandalını aşan bir medya olayıyla karşı karşıya olduğumuz anlaşılıyor.
ABD’nin bu belgelerin yayımlanmasını dış politika manipülasyonu için kullanmış olduğu olasılığı ise, temeli olmayan bir komplo teorisi olarak kalmaya mahkum görünüyor; çünkü ABD bu yolu kullanmak isteseydi bunu kontrollü belgeler üzerinden gene yapardı; böylesine uluslararası ilişkilerine çok yönlü zarar verecek bir yolu seçmezdi; denetimi altında tutması mümkün olmayan 250 bin belge üzerinden yapmazdı.
Bu olay her şeyden önce ABD’yi ve uluslararası ilişkilerini sarsacaktır. ABD’nin güvenilirliğine darbe vuracaktır. Gizli kalmasını tercih edeceği birçok görüşme metnini, birçok tavır alış ve değerlendirmesini açığa çıkaracağı için, bir anlamda elini göstermiş olacaktır. Hiçbir güç bunu istemez; özellikle de hegemon güç olma iddiasını sürdürmek isteyen ABD… Bu olay, ABD’nin hegemonya kaybını daha da pekiştirecek önemdedir.
3 MAYMUN OYNANACAK
Belgelerin bir bölümü, ABD dış politikasını ve ülkeler bazındaki değerlendirmelerini yakından izleyenler açısından “malumun ilanı”dır. Ama bunlar dahi kritik önemdedir; çünkü yorum-iddia düzeyinde kalan bir takım değerlendirmeleri resmiyete kavuşturmak yani birinci elden kanıtlamak gibi tarihi bir önem kazanmıştır. (Kaldı ki burada dahi ayrıntılara girildiğinde bazı bilinmeyen ögelerin varlığı ortaya çıkmaktadır). Örneğin ABD’nin Türkiye’nin AB’ye üyeliğini destekleme politikasının, sonuç alınamayacağı bilindiği halde, ABD’nin Türkiye nezdindeki prestijinin korunması ve Türkiye’nin ABD/AB ekseninde tutulması için gerekli olduğunun itiraf edilmesi, çok da sürpriz bir anlayış sayılmaz. Bu, az çok tahmin edilen bir tutumdu. Ama bu, bundan böyle ABD’nin bu konudaki söylemlerinin inandırıcılığını kökten sarsacak yeni bir durumla karşı karşıya olduğumuz gerçeğini değiştirmez. ABD, belki de gülünç olmamak için, bundan böyle bu tarz açıklamaları yapmaktan belki de imtina etmek zorunda kalacaktır.
Öte yandan belgelerin bir bölümü ise ABD’nin önceden tam öngörülmeyen bazı tavır alışlarını, belirli ülkeleri ve siyasetçileri nasıl değerlendirdiğini göstermek bakımından daha ilginç özellikler taşımaktadır. ABD’nin AKP ve Erdoğan ile ilgili değerlendirmeleri ve bunlardaki değişim süreci bilinemez bir durum değildi. Ama kişiler hakkında kullanılan sıfatların bir bölümü –örneğin Davutoğlu için “olağaüstü tehlikeli” notu, özür dilemeye götürecek önemde sayılabilir. Nitekim bu özür dilenmiştir. ABD dışişleri bakanının bundan sonraki süreçte özür dilemek amaçlı bir dünya turuna çıkması beklenmektedir. Sorun ve çelişki, hegemonya iddiasındaki bir ülkenin özür dileme turuna çıkmak zorunda kalacak olmasıdır.
Dolayısıyla, ABD’nin çeşitli ülkelerle ve bunların yöneticileriyle ilişkileri önemli ölçüde yara alacaktır. Bazıları da ABD’nin itibar kaybetmesini memnuniyetle ama suskunlukla izleyecektir. İlişkilerin geleceği etkilenecektir ama belgelerin pek az ülkenin ABD ile ilişkilerinde aleni bir tartışmaya ve gerginliğe malzeme olması beklenir. Çünkü hemen herkes bu belgeleri not edecek, ancak çoğu üç maymunu oynamayı tercih edecektir. Nitekim özür dileyen Clinton karşısında Davutoğlu’nun takındığı tavır tam da böyledir. Birçok ülke, aynı Türkiye için olduğu gibi, ABD ile ilişkilerini kalıcı olarak bozabilecek bir dış politika tercihine sahip değildir.
YALANLAMA HAZIRLIĞI
Ancak halklar hükümetlerinin serinkanlılığını koruyamayabileceklerdir. Amerikan aleyhtarlığının birçok ülkede, bu arada Türkiye’de yeniden artış göstermesi beklenebilir. Örneğin ABD’nin PKK’ya yardım ettiğine dair belgeler, Türkiye’nin siyasi ve istihbarat yetkililerine hatta konunun uzmanlarına yeni bir şey öğretmeyebilir; ama bu bilginin alenileşmesi halkın tepkisine neden olur.
Belgelerin açıklanması ABD ile çeşitli ülkeler arasındaki ilişkileri etkileyeceği kadar, ABD dışındaki ülkeler arasındaki ilişkileri de etkileyecek ve bunlar genellikle olumsuz etkiler olacaktır. Türkiye ile Azerbaycan ilişkileri bu bağlamda görülebilir.
Belgeler, bazı ülkelerde de deprem etkisi yaratabilecek cinstendir. Özellikle de siyasetçilere ilişkin somut örnekler etrafında aktarılan yolsuzluk iddialarını özellikle de Türkiye açısından bu çerçevede değerlendirmek gerekir. Türkiye’de AKP iktidarının ayrıca İran’a yapılan nükleer materyal kaçakçılığıyla ve silah satışıyla ilgisi veya El Kaide ile ilişkisi gibi iddialar, bu bakımdan başı ağrıtacak ek sorunlar olarak gözükmektedir. Başbakan Erdoğan’ın belgeler konusunda “önce eteklerindeki taşları döksünler, sonra ciddiye alınıp alınmayacaklarına bakarız” mealindeki sözleri, bir kaygıyı olduğu kadar bir yalanlama hazırlığını da göstermektedir.
AKP’nin bu belgeler konusunda sığınacağı üç alan olabilecektir: Birincisi, belgelerin değerini önemsizleştirmeye veya önem derecesini küçümsemeye yönelik tutum olacaktır ki bu şimdiden yapılmaya başlanmıştır. AKP sözcüleri, bunların büyükelçilerin kriptolarından ibaret olduğu ve ABD dış politikasını yansıtmaktan uzak olduğunu söylemeye başlamışlardır. İkincisi, somut iddialar, somut yolsuzluk değerlendirmeleri yalanlanacaktır. Belgeleri ciddiyetten uzak olarak tanımlamak bunun bir parçasıdır. Ama daha fazlasına ihtiyaçları olacaktır; bunun için binlerce yazışma arasından bulunacak bir iki isabetsiz iddia kamuoyuna ve özellikle de yandaş medyaya acilen servis edilecektir. Antalya Eski Belediye Başkanı şimdiden bu işe girişmiş gözükmektedir. Üçüncüsü ise, yüksek ülke çıkarlarına ve ABD-Türkiye ilişkilerinin stratejik önemine sığınarak olayı geçiştirmek isteyecektir. Bizi önümüzdeki günlerde bekleyen, AKP ve yandaş medyanın çok sert ve kapsamlı bir kampanyayla belgeleri çürütmeye veya örtbas etmeye yönelik kamuoyu oluşturma çabası olacaktır.
Ama bütün bunların AKP’yi ve yöneticilerini kurtarmaya yetmemesi olasılığı yüksektir.

Prof. Dr. Oğuz Oyan
Dış İlişkilerden Sorumlu
CHP Genel Başkan Yrd.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://kutugundem.yetkinforum.com
 
CHP’YE GÖRE AKP ŞİMDİ NE YAPACAK
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Kutu Gündem :: Gündem :: Yazılar-
Buraya geçin: