Kutu Gündem

Kutu Gündem - Siyasi ve Politik Meseleler
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 113 DANIŞMANIN BİR TEK DAYI'SI VAR: AKP

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 217
Kayıt tarihi : 20/11/10

MesajKonu: 113 DANIŞMANIN BİR TEK DAYI'SI VAR: AKP   Ptsi Kas. 22, 2010 11:44 pm

Yazık, günah, bir tarafta işsizlik almış başını gidiyor.
Diğer tarafta türlü çeşitli sınava girerek bir kadroyu almak isteyen devlet görevlileri varken, siz yasaların boşluklarından faydalanıp, eş dost, akraba, yandaş, kandaş deyip makam sahibi yapıyorsunuz.
Bu olmaz. Bunun adalet ile hakkaniyet ile insaf ve merhamet ölçüleri ile bağdaşan bir yanı yok. Tek kelime ile ayıp.
Büro- Sen üşenmemiş araştırmış ve bulmuş.
Bakın kimler torpilli bir şekilde nerelerde istihdam edilmişler ve nereler gelmişler?
Sınava girmeden, herhangi bir soruşturmadan geçmeden, istisnai kadrolarda, alınmışlar sonra memuriyete geçmişler. Allahtan korkun… Bunların içinde Başbakanın yeğeni, çok sayıda milletvekilinin yakını, yurt dışında ikamet eden Başbakan’ın danışmanı gibi isim ve kişiler bu kadrolara atandı. Toplamda 113 kişi atanmış. Ve bu istisnai kadrolardan sonrada memuriyete geçmişler.
Açıklanan rapora göre, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yeğeni Ali Erdoğan, TBMM eski Başkanı Köksal Toptan’ın yeğeni Gökhan Toptan, AKP eski Bingöl Milletvekili Feyzi Berdibek’in yakını Muhammed Berdibek, Başbakanlık’taki "aile boyu" istihdam edilen isimler arasında yer alıyor.
Ayrıca, AKP Adana Milletvekili Dengir Mir Fırat’ın kızı Neval Fırat Çekiç, AKP Kars Milletvekili Zeki Karabayır’ın oğlu Faruk Karabayır, AKP Diyarbakır eski Milletvekili Nurettin Dilek’in kızı Ruken Dilek, AKP Rize eski Milletvekili Abdulkadir Kart’ın kardeşi Hasan Kart, AKP Batman eski Milletvekili M. Ali Suçin’nin yeğeni ve damadı Sabahattin Suçin, AKP Trabzon Milletvekili Kemalletin Göktaş’ın oğlu, yeğeni ve eşlerinin TOKİ’de istihdam edildiği belirtildi….
Raporun bir başka bölümünde ise bu şekilde Diyanet ve TOKİ’de çok alım olduğu ve neredeyse bu güne kadar 1000’e yakın kişinin bu yolla alındığı belirtiliyor. Bütün bakanlıklarda, valiliklerde ve özelikle de Büyükşehir belediye başkanlıklarında istisnai kadro ile açıktan atama yapıldığının vurgulandığı raporda, "Bugüne kadar bakanların, valilerin ve Büyükşehir belediye başkanlarının doldur boşalt anlayışı ile aldıkları ve sınavsız memur yaptıkları kişi sayısı bini aşmıştır. Özellikle Bakanlar Özel Kalem Müdürlüklerine dışarıdan aldıkları kişileri, birkaç ay sonra başka kurumlara nakil ederek, yeniden eleman istihdam etmekte ve böylece doldur boşalt sistemi ile yüzlerce yandaş sınavsız memur kadrolarına atanmaktadır ifadesi yer almakta.
Yazık değil mi, günah değil mi, bu milletin suçu günahı ne?
Devlette dayısı olmaması mı?
İşin garibi bu seçip de başımıza getirdiklerinizin yakınları, akrabalarından size sıra gelmiyor ey vatandaş.
İşin garibi doymuyorlar. Yemeleri, içmeleri bir türlü bitmiyor. Bir türlü bu aç gözlülük ve tamah bitmiyor. O olsun, o da olsun, şu da olsun, şuyum da olsun, bunum da olsun, ha bire olsun… Olsun da, nasıl olursa olsun… Elbet birde bu işin sonu var. Biliyorsunuz bu bir TÜRK filmi. Filmin Başına değil, ortasına da değil, sonuna bakın siz… Birde bu işin sonu var.
Allah, din iman, Kuran… Öyle mi?
Bu yapılanlar, sergilenenlerin hangisi, Allah, din, iman, Kuran ile bağdaşır?
Bakın size geçmiştin bir dini hikâye ile konuyu özetleyim isterseniz.
“Bir gün talebeleriyle sohbet ettiği bir sırada İmam Azam Ebu Hanife’nin yanına bir adam gelir. İyi sayılabilecek bir servete sahip olan bu adam, hem maddi hem de manevi zengin olan Ebu Hanife’ye şöyle sorar: “Ya İmam, namazda hep aklıma sahip olduğum servet geliyor. Develerimi, bağlarımı, bahçelerimi hayal ediyorum. Bir türlü aklımdan gitmiyor. Siz benim sahip olduklarımdan çok daha fazlasına sahipsiniz. Nasıl oluyor da böyle bir servetiniz varken, namazlarınızda zikirlerinizde ibadet zevkini bulabiliyorsunuz?”
O büyük âlim bu soruya şu mükemmel cevabı verir: “Ben develerimi ahıra bağlarım, kalbime değil!”
Bilmem anlatabildim mi?
Bunların çoğu sahip olduğu Develeri ahıra değil, kalbine bağlamış. Öyle olunca da arzu ve istek bitmiyor. İhtiras bitmiyor. Bu arzu ve istekler ile ihtiraslara her gün bir yenisi ekleniyor. Allah ıslah etsin ne diyelim… Biliyorsunuz İslam’da en önemli haklardan birisi Kul hakkı. Neyle gelirsen gel, kul hakkı ile gelme diyor. Bunların çoğu öte tarafa nasıl gidecekler ben merak ediyorum. Allah beni affetsin.
Neyse bu günkü yazımı bir başka dini hikâye ile bitireyim.
“Behlül Dana Abbasi’lerin ünlü halifesi Harun Reşid zamanında yaşamış bir evliya imiş. Zaman zaman meczup bir hal takınırmış. Hiçbir sebep yok gibi görünürken insanları şaşırtan davranışlar sergilermiş. Ama bunu bilinçli yaparmış. Her hareketiyle halka bir mesaj vermeye çalışırmış. Behlül, her zaman Harun Reşid’in yanında bulunur ve farklı tarzıyla onu uyarırmış. Bir gün Behlül, üstü başı toz toprak içinde Harun Reşid’in huzura çıkmış. Sanki çok uzun yolculuktan dönmüş gibi bir hali varmış. Halife sormuş:
“Bu ne hal Behlül, nereden geliyorsun?”
“Cehennemden geliyorum ey hükümdar.”
“Ne işin vardı cehennemde?”

“Ateş lazım oldu da, ateş almaya gitmiştim.”
“Peki, getirdin mi bari?”
“Hayır, efendim getiremedim. Cehennemin bekçileriyle görüştüm. Onlar ‘Sanıldığı gibi burada ateş bulunmaz, ateşi herkes dünyadan kendisi getirir’ dediler.”

Kıssadan hisse…
Anlayana sivrisinek saz, anlamayana bendeniz Göktaş’ın yazdıkları az.
Bu günlük de bu kadar.
Selam ve dua ile.
Mustafa Göktaş
ÇETKODER Başkanı
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://kutugundem.yetkinforum.com
 
113 DANIŞMANIN BİR TEK DAYI'SI VAR: AKP
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Kutu Gündem :: Gündem :: Yazılar-
Buraya geçin: